GÜRHAN AKDOĞAN; “SİVAS KONGRESİ’NİN 107. YILINDA BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ VATAN BÖLÜNMEZ, MİLLÎ İRADE DEVREDİLMEZ!”

03.09.2026
13
A+
A-
GÜRHAN AKDOĞAN; “SİVAS KONGRESİ’NİN 107. YILINDA BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ VATAN BÖLÜNMEZ, MİLLÎ İRADE DEVREDİLMEZ!”

Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, Sivas Kongresinin 107. yılı nedeniyle yazılı bir basın açıklaması yaptı. ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan; “Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde toplanan Sivas Kongresi, Millî Mücadele’nin kaderini belirleyen ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini şekillendiren en önemli tarihsel dönüm noktalarından biridir” dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi ile eş zamanlı olarak yapılan basın açıklamasında;

“Sivas’ta yalnızca bir kongre toplanmamış; emperyalizme karşı bağımsızlığın, parçalanmaya karşı vatan bütünlüğünün, mandacılığa karşı tam bağımsızlığın ve saray iradesine karşı millî egemenliğin yolu açılmıştır.

Sivas Kongresi’nin tarihsel mesajı bugün de bütün açıklığıyla ortadadır:

“Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.”

Aradan 107 yıl geçmesine rağmen bu ilke, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık temellerinden biri olmaya devam etmektedir.Ve bugün, bu tarihsel ilkeyi yeniden hatırlamak zorundayız.

SİVAS’TA MİLLETİN BÜTÜNLÜĞÜ ESASTI

Sivas Kongresi, Anadolu ve Rumeli’deki millî güçleri ortak bir irade etrafında birleştirmiş; milletin kendi kaderine sahip çıkması gerektiğini ortaya koymuştur. Manda ve himaye düşüncesi reddedilmiştir. Çünkü Millî Mücadele’nin önderleri çok iyi biliyordu:

Bağımsızlık, başka güçlerin himayesine sığınarak değil, milletin kendi iradesine sahip çıkmasıyla kazanılır.

Sivas’ta verilen mücadele yalnızca işgale karşı verilmiş bir mücadele değildir. Aynı zamanda;

“Türkiye’nin geleceğine yabancı güçler karar veremez.” diyen bir millî egemenlik mücadelesidir. Bugün de aynı tarihsel sorumlulukla soruyoruz: Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, milletin ortak iradesi dışında herhangi bir siyasal pazarlığın konusu yapılabilir mi?

Cevabımız açıktır: HAYIR!

107 YIL SONRA AYNI İLKE, YENİ BİR SINAVLA KARŞIMIZDA

Bugün “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen süreç ve bunun etrafında şekillenen siyasal tartışmalar, Türkiye’nin geleceği açısından son derece önemli bir döneme işaret etmektedir. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak elbette Türkiye’nin terörden arındırılmasını, silahların tamamen susmasını ve yurttaşlarımızın huzur içinde yaşamasını isteriz.

Ancak bunun yolu; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarını tartışmaya açmaktan, üniter devlet yapısını zayıflatacak siyasal düzenlemelerden, millî egemenliği farklı iradelerle  paylaşmaktan ve ülkemizin geleceğini herhangi bir siyasal pazarlığın konusu haline getirmekten geçmez.

Terörün sona ermesi ile terör örgütünün siyasal hedeflerinin kabul edilmesi aynı şey değildir. Türkiye’nin terörden arındırılması, Türkiye Cumhuriyeti’nin daha güçlü, daha bağımsız ve daha bütünleşmiş bir Cumhuriyet olarak geleceğe taşınmasıyla mümkündür.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” BÖLÜNMEZ TÜRKİYE ANLAYIŞIYLA MÜMKÜNDÜR

Türkiye’nin terör sorununu çözme iradesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinden vazgeçme iradesine dönüşmemelidir.Terörle mücadelede başarı; üniter devlet yapımızdan taviz verilmesini, millî egemenliğin paylaşılmasını, laik Cumhuriyet’in temel ilkelerinin tartışmaya açılmasını veya Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün zedelenmesini gerektirmez. Tam tersine, kalıcı barış ve toplumsal bütünleşmenin zemini; ortak vatan, ortak gelecek, ortak yurttaşlık bilinci ve Anayasa’nın temel ilkeleri olmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda esas alınan millet bütünlüğü, bugün de korunması gereken en temel değerimizdir.

Bu nedenle açıkça ifade ediyoruz:

Üniter devlet yapımız pazarlık konusu yapılamaz.

Laik Cumhuriyet pazarlık konusu yapılamaz.

Millî egemenlik pazarlık konusu yapılamaz.

Tam bağımsızlık pazarlık konusu yapılamaz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü pazarlık konusu yapılamaz. Bunlar herhangi bir siyasi partinin veya iktidarın dönemsel tercihleri değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve varlık esaslarıdır.

SİVAS’TAN BUGÜNE UZANAN TARİHSEL ÇİZGİ

1919’da emperyalist güçler Anadolu’yu parçalamak ve Türk milletinin bağımsızlığını ortadan kaldırmak istiyordu.Millî Mücadele kadroları buna karşı “tam bağımsız Türkiye” iradesini ortaya koydu.Bugün ise Türkiye’nin etnik, mezhepsel ve siyasal fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesini savunan farklı yaklaşımlar gündeme getirilmektedir.

Dün Sevr vardı.

Bugün farklı adlar ve yöntemlerle Türkiye’nin üniter yapısını tartışmaya açan anlayışlar vardır.

Dün manda ve himaye vardı.

Bugün bölgesel ve küresel güçlerin hesapları üzerinden Türkiye’ye biçilmeye çalışılan roller vardır.

Dün Anadolu’nun parçalanması hedefleniyordu.

Bugün ise özerklik, ayrı siyasal statü, demokratik konfederalizm ve benzeri anlayışlar üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının tartışmaya açılması kabul edilemez. Yöntemler değişebilir. Söylemler değişebilir. Kavramlar değişebilir. Ancak Atatürk’ün ortaya koyduğu temel ilke değişmez:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ÜLKESİ VE MİLLETİYLE BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ ESASTIR.

SİVAS KONGRESİ’NİN İRADESİ BUGÜN DE YOL GÖSTERİYOR

Sivas Kongresi’nde manda ve himaye düşüncesinin reddedilmesi, Türkiye’nin geleceğinin yabancı iradelere bırakılamayacağının tarihsel ilanıdır. Bugün de hiçbir dış güç, hiçbir uluslararası yapı, hiçbir terör örgütü ve hiçbir siyasal hesap Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine milletimiz adına karar veremez. Kararı verecek olan Türk Milleti’dir.Millî Mücadele’nin temel anlayışı budur.Sivas Kongresi’nin mirası budur. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi budur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne bağlı kalınarak atılmalıdır. Terörün sona ermesi elbette Türkiye’nin ortak hedefidir. Ancak terörün sona erdirilmesi gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esasları tartışmaya açılamaz.

Türkiye’nin geleceği; ne terör örgütlerinin taleplerine, ne emperyalist projelere, ne de herhangi bir siyasal pazarlığa teslim edilebilir.

107 YIL ÖNCE SİVAS’TA YAKILAN MEŞALE SÖNMEDİ, SÖNMEYECEK!

Bugün Sivas Kongresi’nin 107. yılında bir kez daha ilan ediyoruz:

Ne Sevr’e, ne Sevr’in güncellenmiş biçimlerine…

Ne mandaya, ne himayeye…

Ne etnik bölünmeye, ne siyasal parçalanmaya…

Ne emperyalist projelere, ne terör üzerinden yürütülen pazarlıklara…GEÇİT VERMEYECEĞİZ!

 

       MİLLÎ SINIRLAR İÇİNDE VATAN BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ!

                      EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR!

               YAŞASIN ÜNİTER ULUS DEVLET, LAİK CUMHURİYET VE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYEldi… denildi. 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.