KARACABEY OVASINDA TEKNOSAB İLAVE ALANLAR VE KAMULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ KABUL EDİLEMEZ!

30.09.2026
2
A+
A-
KARACABEY OVASINDA TEKNOSAB İLAVE ALANLAR VE KAMULAŞTIRMA GİRİŞİMLERİ KABUL EDİLEMEZ!

Bursa’mızın en kıymetli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Karacabey Ovası, yıllardır birbiri ardına atılan idari adımlarla, plan değişiklikleriyle, sanayi genişleme projeleriyle çok yönlü bir rant ve talan tehdidi altındadır. Yargı kararlarına, bilimsel gerçeklere ve kamu yararına açıkça aykırı şekilde yürütülen bu uygulamalara son olarak TEKNOSAB OSB için ilave alan girişimleri eklenmiştir.

Karacabey Ovası’nda yer alan tarım arazilerinin sanayi alanına dönüştürülmesine yönelik süreç geçmişte de benzer hukuksuzluklar karşımıza çıkmıştır. Yaklaşık 223 hektarlık tarım alanında KOTİYAK tarafından sanayi alanı inşa edilebilmesi amacıyla TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından defalarca plan değişikliği yapılmış; Toprak Koruma Kurulu tarafından söz konusu projelere onay verilmiş ve Başbakanlık “Olur”u ile “kamu yararı” kararı alınarak kamulaştırma işlemleri başlatılmıştır. Ancak Bursa Barosu, akademik meslek odalarımız ve bölge köylülerinin kararlı mücadelesi sonucu açılan davalarda söz konusu idari işlemlerin tamamı ayrı ayrı iptal edilmiş, bu kararlar Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Yargı kararlarıyla koruma altına alınan bu verimli topraklarda hukukun arkasından dolaşma çabaları ne yazık ki durmamıştır. 2026 yılının başlarında, İkizce Mahallesi’nin “Çamlık Altı” (Arka Taraf) mevkiinde tarlası olan köylülerimiz, tapu kayıtlarına TEKNOSAB OSB tarafından “kamulaştırma şerhi” konulduğunu öğrenmiştir. Bölge halkının ve Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunun yaptığı araştırmalar neticesinde; Karacabey Ovası’ndaki yaklaşık 177 hektarlık verimli tarım arazisinin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30.01.2026 tarihli kararıyla “TEKNOSAB OSB 3. İlave Alan” olarak tespit edildiği ortaya çıkmıştır.

Hukuka ve kamu yararına açıkça aykırı olan bu yer tespiti kararının geri alınması ve Karacabey Ovası’nın sanayi için “yer seçimi” alternatifi olmaktan tamamen çıkarılması talebiyle Bakanlığına yaptığımız bir başvuru zımnen reddedilmiştir. Bunun üzerine; Karacabey Ovası’nı, toprağını ve geleceğini korumakta kararlı olan Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından, yer seçimi ve zımni ret işlemlerinin iptali talebiyle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TEKNOSAB ve Bursa Valiliği aleyhine 03.07.2026 tarihinde yargı süreci başlatılmıştır.

Aynı alan için Bursa İl Toprak Koruma Kurulunun tarım dışı kullanım kararı ile Bakanlıkların kamu yararı kararlarının iptalleri için de ikinci dava söz konusudur. Bu dava da; Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri tarafından açılmıştır.

Diğer yandan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) seçim süreci kapsamında, devam eden hukuki süreçler ve iptal riskleri yok sayılarak KOBİ’lere yer tahsisi içerikli tanıtım faaliyetleri tarafımızca kaygıyla karşılanmıştır. İdari yargı nezdinde hukukiliği sorgulanan uygulamaların tanıtım unsuru haline getirilmesi, kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup şeffaflık, dürüstlük ve kurumsal sorumluluk ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Yargı süreçlerini yok sayan bu tanıtım sonucunda yeni mağduriyetler oluşacaktır.

Aynı seçim nedeniyle, yirmiye yaklaşan organize sanayi bölgelerine ek olarak, Bursanın Uludağ hariç dört bir yanına yeni OSB vaatleri de yapılmaktadır. Adayların hepsinin, tüm yeni OSB’lerde arsaları bulunduğu açık kaynaklarda yazılırken, Kestel Soğuksu’dan TEKNOSAB’a ve hatta şehrin kuzeyi de dahil Bursa’yı sadece fabrika bacalarıyla donatma çabalarına karşı çıkıyoruz.

Buradan yetkili kurumlara açıkça soruyoruz:

Kesinleşmiş yargı kararları ortadayken, Karacabey Ovası’nın verimli tarım topraklarını sanayiye açma ısrarı neden devam etmektedir?

Gıda güvencesinin ve iklim krizinin hayati önem taşıdığı günümüzde, 178 hektarlık birinci sınıf tarım arazisinin sanayi alanı olarak belirlenmesinde hangi kamu yararı bulunmaktadır?

Anayasa ve Toprak Koruma Kanunu ile güvence altına alınan tarım alanlarının ve köylünün mülkiyet hakkının ihlal edilmesine neden göz yumulmaktadır?

Anayasa’nın 56. maddesi yurttaşların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır. Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi ve TMMOB’nin kuruluş kanunu, kurumlarımıza çevreyi, toprağı ve kamu yararını koruma görevini yüklemektedir. Bu görev bilinciyle bir kez daha vurguluyoruz: Toprak kendini savunamaz. Suyu, toprağı ve verimli tarlaları savunmak hepimizin sorumluluğudur. Sanayi ve sanayileşme politikaları kâr ve rant hırsıyla değil; bilimle, mühendislikle, planlama esaslarıyla ve mutlak kamu yararı gözetilerek yürütülmelidir.

Bursa Barosu, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve İkizce köylüleri olarak; Karacabey Ovası’nı ve tarım topraklarımızı rant projelerine teslim etmeyeceğimizi, Başlatılan hukuki ve toplumsal mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağımızı,

Kamuoyunu süreç hakkında düzenli olarak doğru bilgilendirmeye devam edeceğimizi saygıyla duyururuz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.