Uzman Dr. Yamilet Silveira Fuentes Yazdı; “Küba’da Biyoteknoloji” BÖLÜM (2)

19.09.2026
10
A+
A-

“Ülkemizin geleceği, bilim insanlarının geleceği olacaktır.”

Fidel Castro

ÇEVİRİ; EROL ERKILINÇ

Fidel, 1970’lerin sonlarından ve 1980’lerin başlarından itibaren Küba’da biyoteknolojinin başlıca mimarı oldu; bu alanın gelişmesinde önemli bir siyasi ve ekonomik rol üstlendi. İnterferonun varlığını ve kullanım alanlarını öğrenince Kübalı bilim insanlarını eğitim almaları için yurt dışına gönderdi. Küba, üretime başlamasından yalnızca dört ay sonra ilk interferonunu elde etti.

Amaç, halk sağlığını güçlendirmek ve ilaç ithalatını azaltmak için ülkenin kendi bilimsel kapasitesini oluşturmaktı. 1980’de Küba’da aşılara, ilaçlara ve biyoteknolojik ürünlere odaklanan kurumlar geliştirildi; altyapıya ve uzmanların yetiştirilmesine önemli ölçüde devlet yatırımı yapıldı. 1986’da, genetik mühendisliği ve biyoteknoloji teknikleriyle ilaç ve aşı araştırmak ve üretmek bakımından kilit öneme sahip Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi (CIGB) kuruldu.

Hedef, Küba gibi sınırlı kaynaklara sahip küçük bir ülkenin bu dezavantajı eğitim, bilim ve araştırmayla telafi edebilmesiydi. Küba biyoteknolojisi; insan interferonu, Hepatit B aşısı, meningokok B aşısı ve çocuklarda meningoensefalite yol açan Haemophilus influenzae tip B’ye karşı geliştirilen Quimi-Hib aşısını üretmeyi başardı. Ayrıca monoklonal antikorlar dâhil kansere karşı ilaçlar; diyabetik ayak ülserinin tedavisi için türünün tek örneği olan Heberprot-P; Alzheimer, romatoid artrit ve diğer nörolojik, otoimmün ve kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar geliştirdi.

COVID-19 döneminde Küba, SARS-CoV-2’ye karşı beş aşı üretti: Abdala (CIGB), Soberana 01, Soberana 02 (Finlay Aşı Enstitüsü), Mambisa (CIGB) ve Soberana Plus (Finlay Aşı Enstitüsü). Bunlardan Soberana 02, Soberana Plus ve Abdala salgın sırasında bağışıklama amacıyla kullanıldı; Küba halkına enfeksiyonun ağır biçimlerini yaygın ve ücretsiz şekilde önleme olanağı sundu. Ülkenin bilimsel birikimi, salgın boyunca çocukların ve yetişkinlerin değerli hayatlarının kurtarılmasına katkıda bulundu.

Küba bu yıllar boyunca önemli merkezlerin faaliyetini sürdürmesini, araştırmaları ve ilaç ile aşı üretimini devam ettirebilecek insan kaynağının ve bilim insanlarının kesintisiz biçimde yetiştirilmesini sağladı. Bu merkezler, insanlarda yapılan klinik deneylerin yürütüldüğü farklı hastanelerle bağlantılıdır; böylece ürünlerin geliştirilmesi, üretilmesi ve Sağlık Sistemi içinde kullanılması bütünleştirilmektedir.

Obama yönetimi sırasında ABD kurumlarında klinik deneyler yapılmasına ve bilimsel değişime izin verilmişti. Trump ise bugün bunları yaptırımlarla engellemekte; böylece ABD halkının bu ilaçlardan ve Kübalı uzmanların bilgi birikiminden yararlanmasının önüne geçmektedir.

Küba biyoteknolojisi, başarılarına rağmen karmaşık bir gerçekle karşı karşıyadır. Başlıca kısıt, genel bir yokluk ortamı yaratarak ham maddelere ve ilaçlara erişimi sınırlayan ABD’nin ekonomik ve mali ablukasıdır. Torricelli Yasası, Küba’ya girdi satışını yasaklamaktadır. Bu durum, ürünlerin uzak pazarlardan daha yüksek maliyetle satın alınmasını zorunlu kılmakta; ayrıca bileşenlerinin yüzde 10’u veya daha fazlası ABD menşeli olan cihazların edinilmesini engelleyerek çeşitli laboratuvar cihazlarını çalışamaz hâle getirmektedir.

Finansman alanında da kısıtlamalar vardır: ABD kredilerine ve fonlarına erişim engellenmiştir; Küba ile ticaret yapan bankalar mali baskıya uğramaktadır. Alzheimer için Neural CIM ve ampütasyonları önleyen diyabetik ayak ülseri tedavisi Heberprot-P gibi ürünler ABD’ye ihraç edilememektedir.

Enerji krizi, büyük elektrik arızalarına ve Ulusal Elektrik Sistemi’nde kesintilere yol açmaktadır. Bu durum deneylerin ve cihazların olağan işleyişine zarar vermekte, araştırmaların normal seyrini kesintiye uğratmakta ve zaman zaman ham maddelerin bozulmasına neden olmaktadır.

Çoğu genç olan, yüksek nitelikli seçkin uzmanların göç etmesiyle yaşanan beyin göçü, ülkenin insan kaynağı altyapısına zarar vermektedir. Bu göç; ülkenin ağır mali koşullarından, uzmanların işlerini yürütürken karşılaştıkları kısıtlamalardan, önemli yabancı merkezlerin nitelikli insan kaynağını kendilerine çekmesinden ve daha yüksek ücretli iş tekliflerinden kaynaklanmaktadır.

Biyoteknoloji sektörü günümüzde alternatif seçenekler oluşturmak, bağımlılığı azaltmak ve engelleri aşmak amacıyla tedarikçilerini çeşitlendirmeye çalışmaktadır. Yenilikçi projelere yabancı yatırım çekmeyi, yeni pazarlara ulaşmayı ve Çin, Vietnam ve Rusya gibi ortaklarla iş birliğini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Küba biyoteknolojisinin üstün bilimsel potansiyeli, yalnızca uluslararası düzeyde tanınan yüksek bir bilimsel seviyeye sahip olduğunu değil, aynı zamanda Ulusal Sağlık Sistemi ve diğer araştırma merkezleriyle etkileşim kurabildiğini de göstermiştir. Kübalı bilim insanları, çok sayıda kronik ve bulaşıcı hastalığa karşı omuz omuza çalışmış; insanı başka insanlara duyduğu sevgi, dayanışma ve özveri harekete geçirdiğinde hiçbir kısıtın engel olamayacağını ortaya koymuştur. COVID-19 salgını sırasında Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in çağrısına yanıt verdiler; vatanın çağrısına da her zaman güçlü mevzileri olan bilim cephesinden yanıt vereceklerdir.

Yamilet Silveira Fuentes

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.