YELİZ TOY; “BAKAN YUSUF TEKİN’E SORUYORUZ: “SORUMLULUĞUNUZU HATIRLAMANIZ İÇİN DAHA KAÇ CAN KAYBEDECEĞİZ?”

06.10.2026
6
A+
A-
YELİZ TOY; “BAKAN YUSUF TEKİN’E SORUYORUZ: “SORUMLULUĞUNUZU HATIRLAMANIZ İÇİN DAHA KAÇ CAN KAYBEDECEĞİZ?”

Okullarda yaşanan şiddet ve güvenlik sorunu ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulunan Eğitim İş Sendikası Genel Özlük, Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy, “Acımız ve öfkemiz büyük” dedi. Milli Eğitim Bakanına yönelik sorularını sıralayan Yeliz Toy, yaptığı yazılı açıklama ile “Bakan Yusuf Tekin’e soruyoruz, sorumluluğunuzu hatırlamanız için daha kaç can, kaç yavrumuzu kaybedeceğiz” dedi. İstanbul Başakşehir’de Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulunda yaşanan bıçaklı saldırıda yaralanan öğrencilerden birinin yaşamını yitirdiğini vurgulayan Yeliz Toy, bu olayların münferit olay açıklaması ile kapatılamayacağını söyledi.

Yazılı basın açıklamasında bulunan Eğitim İş Sendikası Genel Özlük, Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy,  “İstanbul Başakşehir’de Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşanan bıçaklı saldırıda yaralanan öğrencilerimizden birini kaybettik.

Acımız büyük, öfkemiz de.
Bir çocuğumuzu daha okulunda yaşanan şiddet nedeniyle kaybetmenin tarifsiz acısını yaşıyoruz. Yaşamını yitiren evladımızın ailesine ve yakınlarına başsağlığı, yaralı öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.

Artık kimse çıkıp bunun “öğrenciler arasında yaşanan münferit bir olay” olduğunu söylemesin. Çünkü okullarda şiddet münferit değildir. Öğretmenin, öğrencinin can güvenliğinin tartışıldığı; çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı bir eğitim düzeni tesadüflerle açıklanamaz.

Çocuklar; şiddetin giderek sıradanlaştığı, öfkenin bir iletişim biçimine dönüştüğü, zorbalığın güç göstergesi olarak sunulduğu, ekonomik ve toplumsal sorunların ailelerin ve çocukların yaşamını kuşattığı bir toplumun içinde büyüyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise bütün bu şiddetin okulun kapısında kendiliğinden durmasını bekliyor.

Durmuyor! Çocuklarımız, öğretmenlerimiz saldırıya uğruyor, yaşamdan koparılıyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin;

Sorumluluk almanız için daha kaç çocuğumuzun ve öğretmenimizin ölmesi gerekiyor?
Daha kaç okulda şiddet yaşanmalı, daha kaç aile evladının okuldan dönmesini korkuyla beklemeli, daha kaç öğretmen can güvenliğinden endişe ederek sınıfa girmeli ki Bakanlığınız bu tabloyla yüzleşsin?

Eğitim sistemini yöneten makamın görevi, her olaydan sonra birkaç cümlelik açıklama yapmak değildir. Göreviniz, o olayların yaşanmaması için gerekli kamusal politikaları hayata geçirmektir.

Ancak siz eğitimin gerçek sorunlarıyla uğraşmak yerine yıllardır müfredatı ideolojik müdahalelerin alanına dönüştürüyorsunuz. Laik, bilimsel ve kamusal eğitimi güçlendirmek; rehberlik hizmetlerini yaygınlaştırmak; çocukların psikolojik, sosyal, sanatsal ve kültürel gelişimini desteklemek yerine eğitimi dinselleştiren politikaları merkeze koyuyorsunuz.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nden, erdemlerden, değerlerden, “iyi insan yetiştirmekten” söz ediyorsunuz.
Bir öğrencinin çantasında kitap yerine bıçak varsa hangi “maarif” başarısından söz edebilirsiniz?
Çocukların birbirinden korktuğu bir okulda hangi değeri öğreteceksiniz?
Bir anne ya da baba çocuğunu okula gönderirken “Akşam sağ salim eve dönecek mi?” diye düşünüyorsa hangi eğitim başarısını anlatacaksınız?
Bir öğretmen sınıfa girerken can güvenliğini düşünmek zorunda kalıyorsa politikanızı nasıl öveceksiniz?
Çocuklarımızın can güvenliğini sağlayamayan eğitim düzeninin üzerine “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” tabelası asmak, gerçeği değiştirmiyor.
Okullarda rehberlik hizmetleri yetersizken, tek bir rehber öğretmen 400 öğrencinin sorumluluğunu taşırken, çocuklar ücretsiz psikososyal desteğe ulaşamazken; sanat, spor ve sosyal etkinlikler eğitimin asli unsurları olmaktan uzaklaştırılırken çocukların yaşadığı sorunların kendiliğinden ortadan kalkmasını bekleyemezsiniz.

Şiddetle mücadele; çocuğu tanımakla, sorununu zamanında fark etmekle, rehberlik hizmetlerini erişilebilir kılmakla, akran zorbalığıyla bilimsel yöntemlerle mücadele etmekle ve çocuklara dayanışmayı, birlikte yaşamayı, insan haklarını ve şiddetsiz iletişimi öğreten bir eğitim sistemi kurmakla mümkündür.

Çocuklarımızın ihtiyacı daha fazla ideolojik dayatma değil; daha fazla bilimdir.
Daha fazla dinselleştirme değil; laik eğitimdir.
Daha fazla slogan değil; psikolojik danışmandır, rehber öğretmendir.

Her okulda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilmesini; çocukların ücretsiz psikososyal desteğe ulaşabilmesini; riskli davranışların erken fark edilmesini sağlayacak okul-aile-kamu koordinasyonunun kurulmasını; akran zorbalığı ve şiddetle mücadele programlarının bilimsel yöntemlerle uygulanmasını; sanat, spor ve sosyal etkinliklerin eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesini ve bütün okulların güvenlik ihtiyaçlarının kamu tarafından karşılanmasını istiyoruz.

Çocuklarımızın güvenliği ailelerin ekonomik olanaklarına, okul yönetimlerinin kendi imkanlarına ya da bir çocuk öldükten sonra hatırlanan güvenlik önlemlerine bırakılamaz.

Bakan Yusuf Tekin;

Eğitim sisteminin başındaki siyasi irade olarak sorumluluğunuz, yaşanan her olayın ardından üzgün olduğunuzu açıklamakla sona ermiyor.

Çocuklarımızın can güvenliğini sağlamak sizin görevinizdir.
Öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlamak sizin görevinizdir.
Okulları güvenli hale getirmek sizin görevinizdir.
Daha kaç çocuğumuzun ve öğretmenimizin ölmesi gerekiyor?
Kaç çocuğun ardından “münferit” demekten vazgeçeceksiniz?
Kaç öğretmenin ardından okullardaki şiddetin sistematik bir sorun olduğunu kabul edeceksiniz?
Kaç ailenin ocağına ateş düştükten sonra eğitim politikalarınızı çocukların gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendireceksiniz?

Eğitim-İş olarak çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin yaşam hakkından, eğitim hakkından ve güvenli okul talebimizden bir adım geri atmayacağız.

İhmallerin üzerinin örtülmesine, sorumluluğun öğretmenlere, velilere ve çocuklara yüklenmesine; bilimin ve laik eğitimin yerine dayatılan politikaların yarattığı sorunların görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sorumluluğu başkalarına yüklemeyin.
Görevinizin sorumluluğunu üstlenin ve istifa edin” diye konuştu.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.